İhracat, günümüzde gelişmekte olan ülkeler için olduğu gibi gelişmiş ülkeler için de hayati öneme sahiptir. İhracat rakamlarının artması, milli geliri çoğalttığı gibi ülkenin döviz rezervine olumlu etki ederek ekonomik kalkınmaya destek olur. Böylelikle, ekonomideki kaynaklar da üretime istenilen seviyede dahil olabilirler. Dünyadaki küreselleşmenin geldiği boyutta birçok ülke ve işletmeler için ihracat; ekonomik gelişme sürecinde önemli faktör, rekabet avantajı sağlamak ve pazar payını yükseltmek için gerekliliktir. İhracatın artırılması bütün dünya ülkelerinin temel hedefidir. Lakin ihracata getirilen teşvik ve desteklemelerin ülkeler arası rekabeti yoğunlaştırması nedeniyle işletmelerin, kendi ürün ve hizmetlerini dış pazara sunarak ihraç etme konusunda büyük sıkıntılar ile karşılaştığı görülmektedir.

      Genellikle dış pazarlar ile ilgili bilgi ve deneyim eksikliği nedeniyle işletmeler; ihracat adımlarını zor ve riskli süreç görür ve çoğu zaman çekinir. Özellikle ülke ticaretinin %90’ından fazlasının KOBİ’ler tarafından yaratıldığı düşünüldüğünde; teknoloji, teknik donanım, finansman, insan kaynakları, dış pazar araştırması gibi konularda yaşadığı eksikliklerden dolayı dış ticarete girmekte zorlanabilmektedir. İhracat yapmak için gerekli olan fiziki alt yapının hazırlanmasının en az iki yıl sürdüğü dikkate alındığında; kendi içerisinde yeterli finansmanın sağlandığı ihracat birimleri kurmalı, ürünlerini dünyaya sunmak için krediye gereksinim duydukları göz önünde bulundurulmalı ve bu süreç hızlandırılmalı, ihracat evrakları başta olmak üzere bürokratik işlemler kolaylaştırılmalıdır. İhracat koşullarının iyileştirilmesi, firmaların etkin şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Örneğin, bürokrasiden çekinildiği için dış ticarette kullanılan Ex-Work yerine CİF’i tercih etmeleri ile daha fazla kar elde edebilecekleri ve ihracatta bu yöntemi kullanmalarının önerilmesi gibi…

      Bir diğer üstünde durulması gereken üretim aşamasındaki girdi fiyatlarının fazla oluşu, enerji maliyetleri, finansman maliyetinin yüksekliği, döviz kurunun serbest olmasıdır. Dünya fiyatlamaları ile paralel seyredemeyen, maliyetleri artıran bu kalemler için ihracat kredi maliyetlerinin devlet tarafından sübvanse edilmesi, döviz kuru istikrar politikaları en büyük çözümdür. Paranın döviz- faiz – borsa üçgeninde kullanıldığı gerçeğine bakıldığında ihracat sadece ihracat kredisi ile artırılamaz. Örneğin bankalar kredi verirken teminat istemekte, krediyi ticaret konusuna vermemektedir. Bu da belki daha ekonomik verimi olacak projelerin kredi bulamamalarından ötürü gerçekleşememesine yol açabilmektedir. Bu tecrübeler ışığında reel sektörün KOBİ’lere yeni yatırımlar yapmaları için ucuz kaynaklar sağlaması, KDV iade geri ödeme süresinin kısaltılması, ihracat beyannamesinde düzenlemeler, ihracat bedellerinin yurda getirilmesi, gümrükte revizyonlar gibi konular önemlidir.

      Yaşadığımız dönemde ABD-Çin savaşları, AB’de görülen ekonomik durgunluk, global ekonomik krizlerin etkileri ile ihracat pazar çeşitliliği önem arz eder. Bunun için komşu ve bölge ülkelerinden başlayarak Uzak Doğu- Latin Amerika- Afrika kıtası gibi yeni pazarlara devletin ulaşması, uzak pazarlara açılmayı engelleyen navlun ücretlerinin iyileştirilmesi gereklidir. Sektör ve pazar bağımlılığı ihracatta büyük problemdir. Devlet yeni alanlara yönlendirmeli, önünü açmalı, ihracatçı firmalara kolaylık sağlamalıdır. Ayrıca, katma değerli teknoloji yoğun ürünlerin payının artırılmasının yolları araştırılmalıdır. Üretimin ve ihracatın rekabetçi olması; teşvik sistemlerinde rehabiliteler, Gümrük Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarına göre etkin kullanım sayesinde sağlanabilir.  

İhracat yaparken danışman firmalardan destek alınmalı mıdır?

Müşteri sayısının belirli, ürün ve üreticinin sonsuz olduğu global pazarda başarılı olmak, yoğun rekabet içinde var olmak için ürün ve pazarlama odaklı çalışmak çok önemlidir. İhracata yönelik stratejileri oluşturmak için pazar araştırması yapmak, tedarikçi- alıcı- pazar ilişkisi-fiyat, ticari düzenlemeler, mevzuat hakkında bilgi sahibi olmaları gereklidir. İhracat yapacak firmaların önünde birçok sor vardır:

Şirket olarak ihracat yapmaya hazır mıyız?

Müşterilerimiz kimler olabilir?

Uluslar arası pazarlar hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Girilecek ülkenin özellikleri nelerdir?

Pazara giriş planlamamızı nasıl yapmalıyız?

Yasal sorumluluklar nelerdir?

İhracat sürecini nasıl organize edebiliriz?

Bu soruların cevaplarını bulmak ihracatçı firmalar için; hem süreci uzatmakta hem de ek istihdam yaratma gibi sebeplerle maliyeti artırmaktadır. İhracat danışmanı, bilgi birikimi ve uzmanlık tecrübesini sunarak rekabet- hedef pazar- potansiyel müşteri analizi gerçekleştirerek, hazır alıcı listesi sunarak, ihracat veri tabanı hazırlayarak, raporlama yaparak bu süreci bertaraf etmektedir. İhracatçıların ilgili sektörel ve ihtisas fuarlarında yer alması, tanıtım faaliyetlerinin düzenlenmesi konularında destek vermektedir. İhracat işlemlerinin prosedürlere uygun ve sağlıklı yürütülmesini sağlamaktadır. Şirketlerin sürekli büyümesine katkıda bulunmaktadır.

Saydıklarımıza ek olarak İhracat Danışmanlığı almanın avantajları:

– Uluslararası pazarlardaki kültür ve dil, ilişki geliştirme

– İşletmelerle iş birliği yapma fırsatı

– Kurumsal gelişme

– Şirket içi sürekli gelişim – Dış ticaret yeteneklerini geliştirme

– Pazar araştırmaları için toplam maliyeti görerek ekstra maliyet riskini taşımama.

Yorum Yaz